Home / Bülent Akdemir / ENFLASYON HEDEFLEMESİ (ÇEVİRİ ÖZETİ)

ENFLASYON HEDEFLEMESİ (ÇEVİRİ ÖZETİ)

ENFLASYON HEDEFLEMESİ

William POOLE

(Çev. Öğr. Gör. Bülent Akdemir)

Aşağıdaki metin Arkansas genç başarı’ya bir söylev olarak, 16 şubat 2006’da sunulmuştur.

ÇERÇEVE

 

FOMC para politikasının belirlenmesinde sorumluluğa sahiptir. Komite devlet tahvillerinin günlük faiz oranı için bir hedef belirleyerek politikayı yürütür. Politik öngörebilirlik, kamunun ya da piyasaların gelecek hafta, gelecek ay veya gelecek yıl hedef devlet tahvili günlük kurunu (oranını) tahmin edebileceği anlamına gelmez. Hedef oran politika yapıcıların mevcut bilgisine ve gelecekteki ekonomik olayların en iyi tahminine dayanır: ana fikir gelen bilginin en iyi tahmininden sapabildiği ve hedef tahvil günlük faizlerini politika amaçları başarmak için değiştirilmesi gerektiğini gösterebilmesidir. Bizim tam öngörme demek zorunda olduğumuz şey, kamuoyu ve piyasaların bilginin kendi başına öngörebilir olmadığını anlayarak, Fed’in en son ekonomik gelişmelere yanıtına gafil avlanmamalarıdır.

Yeni bilgiler beklenmeyen küçük gelişmelerin, sürekli bir akımını yaratmasına karşın, FOMC başarmaya çalıştığı şey hakkında açık olmalıdır. Komitenin çoğu üyesi muhtemelen enflasyon amacının nasıl açıklanacağı konusunda iyice sıkışmış olacaktır. Enflasyon amacının belirlenmesinde daha büyük formalitenin bir yararı, bireysel FOMC üyelerinin enflasyon amacının ne olduğu konusunda, daha açık fikirlere sahip olmalarıdır.

Bu noktayı resmetmek için ben sık sık tercih ettiğim “enflasyon oranının uygun olarak ölçülmüş sıfır” olduğunu söylerim. Tüketici fiyatlarının esaslı ölçümü için yıllık yüzde 50’nin civarında olabilen  benim “sıfır enflasyon” sözcüğünü tercih ettiğim, bizim yapabileceğimiz ölçüm eğilimine izin verendir. Fiyat indekslerinde belirli ölçü eğilimleri durumunda, benim amacımı kişisel tüketim harcamaları için (PCE fiyat indeksi) fiyat indeksi aracılığıyla ölçülmüş olarak, %0.5-1.5 arasındaki gibi bir enflasyon açıklayabilirdim. Diğerleri PCE fiyat indeksi aracılığıyla ölçülmüş olarak, belki %1-2 arasında olan biraz daha yüksek bir enflasyonu tercih ederler. Yine başkaları, farklı bir merkez ve/veya daha geniş ya da daha dar bir aralığı tercih eder. FOMC enflasyon hedeflemesini tartışmaya karar verirse, bir hedef belirlemenin bütün boyutları dikkatlice düşünülecektir.

Hedef oran üzerine bir duyarlılık niçin olur? Gerçek enflasyon oranının %1.5 olduğu bir durumu düşünün. %1-2 hedef aralığını tercih edenler politik duruşun tamamen doğru olduğunu söyleyecektir; enflasyon hedef aralığın tam ortasındadır. Benim tercih ettiğim aralık açısından, enflasyon oranını tercih ettiğim aralığın merkezine doğru aşağıya çekmek için biraz daha sınırlayıcı bir pozisyonu tartışacaktım. İki hedef arasındaki fark henüz küçüktür ama bu fark henüz biraz farklı bir politik duruşu istemek için yeterli olabilir.

Öncelikle Fed iki farklı enflasyon amacını eşzamanlı olarak sürdüremez ve bu yüzden Komite’nin ortak bir amaç üzerinde anlaşması için bütün sebepler vardır. Üzerinde anlaşılmış bir amaç, benim inandığım kendi başıma tercih ettiğim amaç ile ötekiler tarafından benimsenen aralık arasındaki küçük farktan bir hayli önemlidir.

FOMC ortak bir amaç üzerinde karar verirse, o zaman komite onu genel kamuoyuna bildirmelidir. Biçimsel tartışma, sayısal amaç ve onun ne anlama geldiği piyasanın para politikasını daha iyi anlamasına yardım edecektir ve politikayı daha öngörebilir yapacaktır. Yine de çok ayrıntı ortaya çıkar ve bir enflasyon hedefi, ayrıntılar uygun olarak tanımlanmadıkça artan saydamlığın bir kaynağı olmayacaktır. Bu yüzden şu önemli ayrıntılar hakkında konuşalım. Dili basitleştirmek için, halkça bilinen bir enflasyon hedefi ya da amacı olarak enflasyon için özel, sayısal bir orana dayanacağım.

 

ENFLASYON NEDİR?

 

FOMC formal bir enflasyon amacı benimsiyorsa, biz enflasyonun ne olduğu hakkında anlaşmaya ihtiyaç duyarız. Enflasyon ölçülse de, merkez bankasının üzerinde çok az kontrole sahip olduğu, “yüksek frekans” enflasyon ile merkez bankasının kontrol edebildiği “alçak frekans” enflasyon ayrım yapmak önemlidir. “yüksek frekans” enflasyon nispeten kısa zaman periyotlarında “aylar, mevsimler veya belki 1 yıl dahi” fiyat düzeyindeki, değişim oranıdır. “alçak frekans” enflasyon geçmiş, şimdi ve beklenen gelecekteki ekonomik olaylar tarafından etkilenen, sistemik bir süreç, ekonomik bir büyüklüktür.

Merkez bankaları böylesi enflasyonun kritik olarak geçmişe ve gelecekteki beklenen para politikasına bağlı olması sebebiyle, “alçak frekans” enflasyon için sorumluluğu kabul eder. Ben Fed’in biçimsel bir enflasyon hedefi oluşturduğunu savunduğum zaman, “alçak frekans” enflasyon hakkında konuşuyorum. Pratik bir mesele olarak “alçak frekans” enflasyon birkaç yıllık bir dönemin ortalama enflasyonu olarak düşünülebilir.

ENFLASYON HEDEF ORANININ OLUŞTURULMASI

 

1946 istihdam yasası, para politikasının amaçlarını belirler –gerçekten, para politikasının bütün amaçlarını-. “federal hükümetin sorumluluğunun…. Tam istihdamı, üretimi ve satın alma gücünü geliştirmek” olduğunu bildirir. Bu amaçlar “fiyat istikrarı” ve “maksimum sürdürülebilir ekonomik büyüme” ‘nin,  FOMC’ daki ikiz amaçlar olduğunu ortaya koyar. Yararlı olmasına karşın, bu ifadeler biraz bulanıktır. Örneğin, 1970’lerin son yılları ve 1980’lerin başlarında Fed çift haneli enflasyon oranlarını azaltarak, fiyat istikrarı amacı izledi. 1980’lerin ortalarından, 1990’ların başlarına kadar, amaç enflasyonu %4 civarından aşağı indirmekti. Son 10 yılda falan, amaç enflasyon oranını düşük tutmak anlamına geldi. Ama hangi enflasyon oranı fiyat istikrarını oluşturur. Eski başkan Greenspan, “ fiyat istikrarının, firmaların ve hane halklarının kararlarına ciddi olarak dahil edilmeyecek kadar düşük ve istikrarlı enflasyonu içeren bir ortam olarak en iyi düşünce olduğunu” önererek, Sayısal bir tanımdan daha çok, kavramsal bir tanımı tercih etti. Fakat Greenspan’ın tanımı sıfır enflasyonu gerektirir mi?

Fiyat düzeyini ölçmenin zorlu bir görev olması sebebiyle, sıfır doğru enflasyon ile sıfır ölçülmüş enflasyon farklı olabilir. Malların ve hizmetlerin fiyatları zaman boyunca değişir, ama bazı fiyatlar düşüyorsa ve ötekiler artıyorsa, o zaman bütün fiyatların ortalaması, ya da fiyat düzeyi sabit kalabilir. Yine de fiyatlar farklı oranda değiştiğinde, bir fiyat indeksi tanımlama, hem kavramsal hem de pratik düzeylerde karmaşık olan ölçüm sorunlarını ihtiva eder. Tartışmayacağım teknik meseleler için çeşitli sebeplerle yapabileceğimizin en iyisi, fiyat düzeyinin teorik inşasına yaklaşmaktır. Uzmanlar kişisel tüketim harcamaları endeksi (CPE) ve tüketici fiyat endeksinin (PCI) yukarıya doğru bir eğilime sahip olduğuna inanırlar. Bu fiyat düzeyi doğru şekilde değişmemişse, fiyat endeksi düşük bir enflasyon oranını gösterecektir.

Hangi enflasyon düzeyinin ekonomik karar yapımı için sapmaya yol açamayacağı temmuz 1996 FOMC görüşmeleri boyunca sorulduğunda, başkan Greenspan, “sıfır, eğer enflasyon doğru olarak ölçüldüyse” diye cevapladı. Greenspan’ın fiyat istikrarının teorik olarak doğru tanımının sıfır enflasyon olduğu görüşü, fiyat düzeyi zaman boyunca ortalama üzerinde değişmediğinde, ekonomik büyümenin ençoklaştırıldığı inancından kaynaklanır. Ben teorik olarak doğru enflasyon ölçüsünün “düşük” olduğu zaman ekonomik fonksiyonların en iyi olduğuna inanırken, hiç kimse –doğru bir şekilde ölçülmüş sıfır enflasyon oranı olan- doğru fiyat istikrarının Fed için en iyi hedef olduğu konusunda Greenspan’la uyuşmaz, bazı ekonomistler doğru olarak ölçülmüş enflasyon “düşük” ama sıfır değilken ekonomik fonksiyonların en iyi olduğuna inanırlar.

Fiyat istikrarı amacı hem 1946 istihdam yasası hem de Federal Reserve Yasasına özgüyken, bazıları FOMC’un sayısal bir enflasyon amacı belirlemek için yetkisinin olmadığını ileri sürerler. Onlar sadece kongrenin bu yetkiye sahip olduğunu ifade ederler. Kongrenin ekonomik politika amaçlarını belirlemek için güce sahip olduğu kesindir. Bununla birlikte, o, geniş kongre yetkisi kullanımının parçası olarak, biçimsel bir enflasyon amacı benimsemek için FOMC’un yetkiye sahip olmadığına taraftar değildir. Kongrenin amaç ve kuralları belirlemesi ve ayrıntıların tamamlanması için bu amaçları görüşmek üzere yetkili makamlara bırakması bilinen bir uygulamadır.

Doğru soru şudur: FOMC enflasyon amacının ne olduğunu bildirmeli midir? Bu soruya yanıt prensipte basittir. Eğer belirli, sayısal bir enflasyon amacını bildirme para politikasının etkisini artırıyorsa, o halde yanıt evettir. Eğer böyle yapma para politikasının etkisini azaltıyorsa yanıt hayırdır. Ben türlü nedenlerden dolayı cevabın evet olduğuna inanıyorum.

BİR ENFLASYON HEDEFLEMESİ VAKASI

 

Ben formal bir enflasyon amacının, Fed’in kendi başına belirlediği bir amaçtan daha çok üzerinde anlaşılmış bir amacı nasıl başaracağı üzerine yoğunlaşmak yoluyla içsel Fed müzakerelerinin uyumunu geliştireceğine zaten işaret etmiştim. Formal bir enflasyon hedefini benimseme ve başarma uzun dönem kararlar verdiğinde bireyle ve işadamları için riskleri azaltmalıdır.

Fiyat istikrarının yararları dolaylı ve dağınık olduğu için, onları hesaplamak güçtür. Fiyat istikrarının çok açık olduğu bir alan uzun vadeli tahvil piyasasıdır. 10 yıllık hazine tahvili gelirinin, genellikle 1970’lerin sonundan beri gerçek ve beklenen enflasyon oranı ile eğilim göstermesi şaşırtmıyor. Uzun dönem tahvil getirilerinde azalma, piyasa katılımcılarının daha düşük enflasyon beklentileri ve onların uzun dönem enflasyon oranı hakkındaki artan güvenlerini gösterir. Dahası 10 yıllık enflasyona endeksli hazine bonosu ve nominal enflasyon arasındaki fark aracılığıyla ölçülmüş olan, piyasanın beklenen enflasyon oranı oynaklığı, düşük enflasyonu sürdürmek için Fed çözümündeki artan güveni ileri sürerek, 1990’lardan beri azalma eğilimindedir. Ben biçimsel bir enflasyonun amacı benimsemenin, nominal uzun dönem tahvil getirilerinin düzey ve değişkenliğinde muhtemelen mütevazı daha fazla azalmayla, sonuçlanacağını düşünüyorum.

Formal bir enflasyon amacı benimseme ve bu amacı gerçekleştirmedeki başarı, para konjonktür politikasını uygulamak gibi diğer politika amaçlarını politika yapıcıların sürdürmesi için yeteneğini artıracaktır da. Ben belirli bir enflasyon amacına karşı çıkanların bazılarının, böyle yapmanın politika yapıcıların İngiltere merkez bankası başkanı Mervyn King’in renkli bir şekilde “enflasyon deliliği” diye adlandırdığı şeye kaymasından kuşku duyduğundan şüpheliyim. King (1997), maliyeti ne olursa olsun, enflasyonu sabit kılmayı amaçlayan politika yapıcıları içeriyor. Ben insaflı karşıtlığın olduğuna inanırım.

Tartışma temel olarak düşük enflasyon amacı ile yüksek istihdam arasındaki ilişki hakkındadır. İngiliz iktisatçısı A.W. Philips’in hemen Philips Eğrisi olarak adlandırılan, olguya kaynak olan 1958’deki araştırmasını bile yayımlamadan önce, çoğu iktisatçı enflasyonla işsizlik arasında negatif bir ilişki olduğuna inanırdı- yani daha düşük enflasyon daha yüksek işsizlikle sonuçlanırdı-. Bazıları yüksek işsizliğin düşük enflasyonla sonuçlandığını düşünmeyi tercih etti.

Enflasyon işsizlik ilişkisinin sürekli olduğu düşünüldü. Toplum sürekli daha düşük işsizlik oranına daha yüksek bir enflasyon oranını kabul ederek sahip olabilirdi. 1960’ların sonunda Milton Friedman (1968) ve Edmund Phelps (1967) ekonomik organların rasyonel olduğu bir dünyada uzun dönemde dikey olması gerektiği tartışması yaparak, sürekli bir değiş tokuş düşüncesine karşı çıktılar. Sonraki kanıtlar Friedman-Phelps görüşünü doğruladı ve birkaç ekonomist bugün bir uzun dönem değiş-tokuş olduğuna inanır.

Dikey bir Philips eğrisi uzun dönem bir enflasyon oranının bir diğeri kadar iyi olduğunu ifade etmez. Dahası, Friedman-Phelps teorisinin dinamikleri, devamlı olarak, sürekli işsizlik oranı doğal ya da denge oranının altında tutma politikasını sürdürmek için politikacıları hızlandırdığıdır. Bu denge oranı NAIRU- işsizliği hızlandırıcı olmayan enflasyon oranı- olarak adlandırılır.

Friedman-Phelps teorisi işsizliği doğal oranlarının sürekli aşağısında tutma politikasının beyhudeliğini açıklar. O, enflasyon oranının, benim optimal enflasyon diye adlandıracağım, sosyal refahı maksimize ettiğini bize söylemez. Ekonomik teori enflasyonun niçin maliyetli olduğunu bize açıklar ve dünya deneyimi yüksek enflasyon ve düşük ekonomik büyümenin acımasızca bağlı ortaya çıktığını açıklar. Herkes aynı oranlar, enflasyon azalması, ekonomik büyümeden öte bunu anlar. Orijinal Philips eğrisi tarafından ima edildiği gibi fiyat istikrarı ve maksimum sürdürülebilir ekonomik büyüme amaçları ikame değildir ama tamamlayıcıdır. Para politikası yapıcıları, düşük ve istikrarlı enflasyonu başarıp sürdürerek, maksimum sürdürülebilir ekonomik büyümeyi başarmak için onların en büyük katkısını sağlayabilir.

Enflasyon ve ekonomik büyümenin tamamlayıcı olması, politika yapıcıların şartlar izin verdiğinde, para konjonktür teorisiyle ilgilenmemeleri anlamına gelmez. Örneğin uzun 1990’ların genişlemesinin sonunu içine alan enflasyon ile 2001 devlet tahvili günlük faiz oranı hedefini azaltmaya başladı. Tahvil faiz hedefleri, gelir verilerinin ekonominin beklenenden biraz daha yavaş yanıt verdiğini ve güncel ve beklenen enflasyonun iyi hesaplanmış (içerildiğini) olduğunu sergilemesi sebebiyle, 2002 ve 2003’de yine daha fazla azaltıldı. Tahvil oran hedefleri %1’e azaltıldı ve açıkça 1 yıldan daha fazla orada kaldı.

Formal bir enflasyon amacını benimsemenin politika yapıcıların enflasyon delisi olmasına yol açacağını ve Fed’in diğer politika amaçlarını sürdüme yeteneğini biraz daha sınırlayacağını önerenler güncel deneyimleri gözden geçirmelidirler. Kredibilite inşa edilmesi amacıyla 2001’in başlarında sürdürülmeye başlandığı gibi böyle saldırgan bir para konjonktür politikası Paul Volcker’in ekim 1979’da para politikasının seyrini önemli ölçüde değiştirmesi sebebiyle, yıllar boyunca düşünülemezdi.

Formal bir enflasyon amacına sahip olmanın Fed’in kredibilitesini ve sonuç olarak para konjonktür politikası ile meşgul olmak için yeteneğini daha fazla artıracağını düşünüyorum. Sebep basittir. Daha açık ve kesin olarak Fed uzun dönem enflasyon amacıyla ilgilidir. Kamuoyu Fed’in bu amacı görüşeceğinden daha emindir. Amaç ve amacın başarılamadığı durumları da açıklamak için, ortak sorumluluğun paylaşılması, Fed’in kredibilitesini artırmalıdır.

Eğer amaç tam olarak biliniyorsa, FOMC’un enflasyon amacını takip edip etmediğini saptamanın kamuoyu için daha kolay olması sebebiyle, enflasyon için formal bir amacın benimsenmesi, Fed’in hesap verebilirliğini de artıracaktır. Formal bir amaca sahip olma hesap verebilirliği artırarak, kongrenin ve kamuoyunun işini daha kolay yapar. Eğer FOMC enflasyon amacında başarısız olursa, başarısız olma sebebini söylemek zorunda kalacaktır. aynı özellik aracılığıyla FOMC enflasyon amacın içine iyi dahil edildiğinde özel bir olaya yanıt vermekte niçin başarısız olduğunu açıklamak zorunda kalacaktır. Özde, belirli bir enflasyon amacına sahip olma, Fed’in para politikası kuralı” dediğim şeyi halkın daha anlamasına yardım edecektir.

 

HEDEFİ SAPTAMAK (TAYİN ETMEK)

 

Optimal enflasyon oranı hakkında düşünce farklılıkları olması, bulanık bir amaca sahip olmak için sebep değildir. Kuşkulandığım gibi, uygun hedef konusunda FOMC içinde önemli düşünce farklılıkları varsa, Komite bu farklılıkları çözmek ve onların bir belirsizlik kaynağı olmasına izin vermemek zorundadır.

Hedefin alçak frekans enflasyona uygulanmasının gerekiyor olması sebebiyle, hedefin ya bir aralık ya da nokta hedef civarında belirlenmiş bir hareket aralığını kapsayan bir nokta hedef şeklinde açıklanması gerekir. Seçim hedefi açıklamanın en etkin yolu ve esas sorunun ne anlama geldiği konusundan çok daha önemlidir.

 

Şekil 1: Tüketici Fiyatları Endeksi ve Çekirdek TFİ 3 Yıllık Hareketli Ortalaması

 

Özel fiyat endeksinde yıllık %1-2’lik bir değişim gibi belirli bir hedef oran, alçak frekans enflasyona yoğunlaşma üstünlüğüne sahiptir. Burada bile, hedeften ayrılmayı haklı çıkaracak, Fed’in ortaya çıkmasının gerektiğini açıklaması gereken özel durumlar olabilir. Aralık yolu enflasyonun ortalandığı, zincirleme dönemleri ifade eder. Daha dar bir aralık yıldan yıla bir hedeften ziyade, üç yıllık ortalama bir hedef için uygun olacaktır.

Böyle bir hedefin ne anlama geldiğini anlamak için, devletlerin (eyaletlerin ) gelir kayıplarını dengelemek için, artan gelir yüksek vergilerini ve satış vergilerini kaldırmak zorunda olduğunu düşünün. Vergi yapısındaki bu değişimin etkisi, ölçülmüş fiyatları azaltmak olacaktır. Böyle bir vergi değişimi, tek seferlik bir etkiye sahip olacaktır. Yeni vergi yasası etki ettiği zaman, fiyat düzeyi değişecektir, ama düşük fiyat eğilimi üzerinde devamlı bir baskı olmayacaktır. Bir defalık fiyat düzeyi değişiminin hedef oranın dışına ölçülmüş enflasyon getirdiğini varsay. Biçimsel bir enflasyon hedefi ile FOMC bu hedef başarısızlığı için, para politikası tepkisinin gereksiz ve belki de zararlı olma sebebini açıklama sorumluluğuna sahip olacaktır.

Formal bir enflasyon amacı özel bir fiyat endeksine başvurmayı gerektirir. Ekonominin gerçek enflasyon oranını yeterli biçimde yansıtan bir fiyat endeksinin olmaması, belirli bir enflasyon amacı benimsememek için bir diğer veri sebeptir. benim kişisel yargım PCE fiyat endeksinin makul derecede iyi ölçtüğü ve CPI’ya göre açıklanabilen bazı üstünlüklere sahip olduğudur. dahası FOMC pek çok şarta dayanan iki yıl hareketli ortalama üzerinde %1-2 bir aralıkta, bu endekste bir azalış oranını makul olarak sürdürebilir.

 

Şekil 2: Kişisel Tüketim Endeksi ve KTE 3 Yıllık Hareketli Ortalaması

 

Çoğu zaman, daha iyi göstergelerin ortaya konması ya da fiyat endeksindeki sadelikler, PCE’nin bir diğer endeksle ikame edilmesine ya da hedef aralıkta bir değişimin haklı çıkmasına yol açabilir. FOMC o zaman, amacı ya da amacı değerlendirmek için kullandığı endeksi ayarlama sebebini açıklamak zorunda olacaktır. formal hedef para politikasının yürütülmesindeki önemli bir konuyu açıklamak için değerli bir araç sağlar.

Sanayileşmiş ülkelerde enflasyon hedeflemesinin deneyimleri, bu tür konuları önemli olmadığını ileri sürer. Piyasalar böyle konular hakkında zaten bilgilidir -ve giderek öyle oluyorlar. Piyasalarla bu konuşmayı yapma para politikasının saydamlığını ve bu yüzden etkinliğini artıracaktır.

 

BİÇİMSEL BİR ENFLASYON HEDEFLEMESİNİ NE KADARLIK BİR SONUÇ BAŞARIR?

 

Özellikle birleşik devletlerde enflasyon hedeflemesi olmamasının sonucu ile enflasyon hedeflemesini uygulayan ülkeleri karşılaştıran geniş ve artan bir yazın vardır. Bu literatür enflasyon hedeflemesini uygulayan ülkeler ile uygulamayanlar arasında istatistiksel olarak pek az faklılık bulurlar. Bu bulgu, bazı analistlerin “eğer bozuksa , onu tamir etme” anlayışını tartışmasına yol açar. Böyle bir sonucun şaşırtıcı olmaması ile ilgili pek çok neden vardır: fiyat istikrarından elde edilen yararlar yaygındır ve ölçmek zordur: sanayileşmiş ülkeler yüksek derecede bağlıdır, enflasyon hedeflemesine sahip ülkelere yararın birazı bu hedefe sahip olmayanlara yansır (taşar); büyüme oranı etkisi küçüktür, öyle ki biri istatistiksel olarak önemli büyüme oranı etkisini ayırabilmeden önce, uzun zaman alacaktır. Sonuç olarak enflasyon hedeflemesini benimseyen ülkelerin çoğu bir enflasyon tarihine sahiptir. Bir hedef benimseme enflasyon oranını düşük tutmak ve aşağı çekmek için toplumsal bir taahhüttür.

Formal bir hedef olmaksızın 1979 sonrasında Birleşik Devletler’in, başarılı bir anti enflasyon politikası takip ettiği ve yüksek bir parasal kredibilite inşa ettiği durumda, şimdi bir hedef benimsemeden kaynaklanan ölçülebilir etkileri gözlemeyi ummak için sebep yoktur. Yine de ben düşük enflasyonun hakim olduğu ama devam etmediği, öteki durumları açıklamaya yardım edemem. 1980’lerin sonunda Japonya’da ve 1920’lerin ortasından sonuna kadar ABD de olan politik hata tiplerini düşünün. Bu iki örnekte politika yapıcılar deflasyona cevap vermekte başarısızdır. Ben formal bir enflasyon amacının, deflasyona yol açan politik hatalara dikkatini yoğunlaştıracağına ve merkez bankasının güçlü bir şekilde tepki vermesi için, kamuoyu baskısının artacağına inanıyorum.

Benzer şekilde Fed, enflasyonun yükselişinin başladığı, 1960’ların sonunda uygun şekilde politikayı sıkılaştırmada başarısızdır. Bugünkü gibi, Fed, 1960’ların başlarında, yüksek derecede piyasa güveninden hoşlanırdı ve enflasyonun beklentileri düşüktü. O zaman, ekonomistlerin küçük bir azınlığı, para politikasının, herhangi bir önemli şekilde, bozuk olduğunu düşünürdü. Ve bu yüzden “onu onarma” düşüncesi en azdı. 1960’larda biçimsel bir enflasyon amacı, büyük enflasyonun asla ortaya çıkmayacağı zırhlı bir garanti mi olacaktı? Elbette hayır. O yardım edecek miydi? Yanıtın kesinlikle evet olduğuna inanıyorum.

 

SONUÇ

 

Enflasyon hedeflemesi, istenmeyen yüksek enflasyonu ele almak için, bir toplumsal çaba şartı altında, çoğu vakada, para politikası için, ülkelerin çoğu tarafından benimsenmiş bir yaklaşımdır. Neyse ki, birleşik devletler bu defa enflasyon problemiyle uğraşmıyor. Bir enflasyon hedefi belirlenmesi durumu, onun gelecekteki bir enflasyondan kaçınmaya yardım etmesi ve düşük bir enflasyon çerçevesinde, para politikasının etkinliğini artırması gerektiğidir ( durumdur).

 

Politik etkinlikteki bir artış, enflasyon hedeflemesinin biçimsel sisteminin iki sonucunda ortaya çıkmalıdır. Birincisi, piyasaların daha sabit enflasyon beklentilerini inanılır olarak sürdürmeleridir. İkinci ve daha önemli sonuç, enflasyon hedeflemesinin bir amaç ya da FOMC’un para politikası eylemleri ve karşılaşması gereken politik riskleri daha iyi açıklayabildiği bir yapı sağlamasıdır. Enflasyon hedeflemesi, başarı ve başarısızlıkların hesabını tutmayı değil, ama daha fazla para politikasının nasıl yapıldığının daha derin bir (şekilde) anlaşılmasını teşvik ederek hesap verebilirliği artırmalıdır. Bu anlayış FOMC’un kamuoyu ve piyasalar ile sürekli iletişimine bağlıdır ve FOMC konuştuğu kadar dinlemeye isteklidir.

 

KAYNAK

Poole, William, “Inflation Targeting”, Federal Reserve Bank of St. Louis Rewiev, May/June 2006, pp. 155-163.

 

About Ed.

İktisat Yazıları Blog'u adına anonim editörü

Check Also

EKONOMİK KALKINMA STRATEJİLERİ

EKONOMİK KALKINMA STRATEJİLERİ                                                                                                                                                                                                   Sudaryanto (çev. Öğr. Gör. Bülent AKDEMİR)   A. EKONOMİK KALKINMA STRATEJİSİ Bu kavramlar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir