Home / Bülent Akdemir / İHRACATIN FİNANSMANI

İHRACATIN FİNANSMANI

İHRACATIN FİNANSMANI

Öğr. Gör. Bülent AKDEMİR

Giresun Üniversitesi

Öğr. Gör. Özgür KOÇBULUT

Bozok Üniversitesi

Merkantilistlerden bu yana çok önemli görülen ihracat, dış ticaret politikaları yoluyla devletlerin yoğun olarak müdahale ettiği bir alan olmuştur. Ekonomik sistemin gelişme düzeyiyle ihracat politikaları arasında bir ilişki saptanabilir. Örneğin: Merkantilist dönemde dış ticaret, taraflardan yalnız birinin yararına olan bir faaliyet olarak ele alınırken; İngiltere’nin sanayi devrimi sonucu elde ettiği avantaj nedeniyle; Adam Smith o günün ihtiyaçlarına uygun olarak mutlak üstünlükler teorisini geliştirmiş ve dış ticaretin her iki ülkenin de yararına olduğunu savunmuştur. Birincisinde ihracat, dış fazla elde etmek için uygulanan saldırgan politikanın en önemli aracı olurken; ikincisinde karşılıklı yarar sağlamak için mutlak olarak avantajlı olduğu malın dezavantajlı olduğu malla değiştirilmesi olarak ele alınmıştır. Günümüzde ise ihracat kalkınmada çok önemli bir araç olarak ele alınmaktadır.

1.1 İHRACATIN ÖNEMİ

İhracat, pazar ekonomisinin gelişim sürecinin başlangıcından bu yana ekonomik büyüme olgusunun vazgeçilmez unsurlarından birini oluşturur (Varlık B. , 1997, s.168). Bu olgunun temelinde AGÜ’in kalkınmalarının başlangıç aşamasında yatırım mallarını büyük ölçüde teknoloji ve sermaye yetersizliği gibi nedenlerle ülke içinde üretememeleri, bu tür malların ithalatını zorunlu kılmaktadır. (Suer M.Z, s.7). AGÜ’in tasarruf yetersizliğinin yanı sıra döviz açığı sorunuyla da karşı karşıya olması, sürdürülebilir bir ekonomik kalkınmayı yani yatırım mallarının ithalatının kesintiye uğramaması sorununu gündeme getirir. Bu nedenle ithalatı finanse edecek dövizin sağlanmasında ve döviz gelirlerinin artırılmasında sağlıklı ve kalıcı bir yol olan ihracat, önemli bir rol kazanmaktadır.

İktisat literatüründe ekonomik büyüme (kalkınma) –ihracat ilişkisi çeşitli çalışmalara konu olmuştur. Özellikle Uzak Doğu’da Japonya, G. Kore, Hong Kong, Singapur ve Tayvan gibi ülkelerin hızlı bir ekonomik gelişme sağlamalarının ardından, iktisadi kalkınma disiplininde ihracat-büyüme ilişkisine yönelik çalışmalar yoğunlaşmıştır (Gübe. Y., s.20). 1960’lı yıllara denk gelen bu yoğunlaşma, ihracata dönük büyüme modellerinde iki temel kategorinin oluşmasına yol açmıştır;

i-İlk yaklaşım, ihracat artışı ile büyüme arasındaki pozitif ilişki varsayımından hareketle; ihracatta belirli bir büyüme oranı tutturulduğunda, ülkenin dünya piyasasına göreli üstünlüğü ortaya çıkacak ve kalkınma hedeflerine ulaşılacağını esas alır.

ii- İkinci yaklaşımda ise yüksek ihracat performansının ödemeler dengesi kısıtlarının aşılmasına olanak vererek, yüksek büyüme hızına olanak sağlayacağı varsayımından hareket edilmektedir.

1960’lı 70’li yıllarda ihracat-GSYİH arasındaki doğrusal ilişkiden hareket eden görüşler ön plandadır. Bu çerçevede Michael Michaely (1977) tarafından yapılan çalışmada ihracattaki artışın ekonomik büyümeyi hızlandırdığı savunulmuştur. Büyümeyi kişi başı üretimde meydana gelen artış oranı; ihracattaki artışı ise milli üretimin içindeki payın artışı olarak ele alan Michaely, 1950-73 yılları arasında 41 ülke üzerinde yaptığı çalışmada 300$’ın üzerinde geliri olan ülkelerde bu tür doğrusal bir ilişkinin varlığını saptamıştır.

İhracata dönük sektörler ile iç talebi karşılamaya dönük sektörler arasında, faktör üretkenliği üzerinde çalışma yapan Gershon Feder (1982), bu iki sektör arasında önemli marjinal sektör üretkenliği farkları saptamış ve ihracata dönük sektörlerde, kaynak dağılımı optimalitesinin daha olası olduğunu savunmuştur. Feder, 1964-73 yılları için bir grup yarı sanayileşmiş ülke üzerinde çalışmıştır (GÜBE. Y, s.21)

M. Michaely’nin yaptığı çalışmanın bir benzerini 73 ülke için, 1960-78 arası dönemde, GSMH ile imalat sektörünün ihracatındaki reel büyümeler kullanılarak Rostam Kavauss (1984) tarafından yapılmış ve değişkenler arasında pozitif korelasyon gözlenmiştir.

1980’li yıllarda ise ekonomik büyüme-ihracat arasındaki pozitif ilişki olup olmadığı üzerinde değil; Woo Jung ve P.U. Marshall (1985) 1970’lerde ileri sürüldüğü gibi ihracatın üretimde büyümeye neden olabileceğini; fakat tersinin de mümkün olduğunu ileri sürmüşlerdir. Nedenselliğin yönünün belirlenmesinde 37 ülke üzerinde çalışan Jung ve Marshall, ihracatı teşvik politikalarının sadece dört ülkede olumlu netice verdiğini, diğer ülkelerde bu tür bir ilişkiye rastlanmadığını gözlemlemişlerdir. Jung ve Marshall ekonomik büyümenin ihracatı uyarmasını, hızlı büyümenin aynı düzeyde iç talep artışı olmaması sonucu, üreticilerin dış piyasalara yönelmesiyle açıklamışlardır.

A. Barrat’da (1987), yeni sanayileşmiş ülkeler olarak adlandırılan G. Kore, Singapur, Hong Kong, Tayvan üzerinde 1955-82 yıllarını kapsayan bir çalışmada ihracat ile büyüme arasında bir korelasyon saptamış; nedensellik testi ise Kore dışındaki üç ülkede ihracata dayalı büyümenin reddi yani büyümenin, ihracatın değil, teknolojik ilerleme ve yetkin insan gücünün doğru kullanımı sonucu içsel dinamiklerle sağlandığı sonucu çıkmıştır.

R. Levine ve D. Renelt’in (1982) uzun dönem büyüme oranları ile çeşitli ekonomik politikalar arasındaki ampirik ilişkiyi tespit etmek amacıyla yaptıkları çalışmada, GSYİÜ içindeki dış ticaret ve yatırım oranları arasında güçlü bir ilişki saptanmış; büyüme ile ihracattaki artış arasındaki ilişki ise çok fazla anlamlı bulunmamıştır.

Dışa dönük iktisadi yapılanma ile yani dış ticaret politikalarının bir uzantısı  olarak, reel döviz kurlarına müdahalelerin olduğu bir yapılanma ile iktisadi büyüme arasındaki ampirik ilişki üzerinde çalışan David $ (1982) ise yatırım oranları ile büyüme arasında pozitif bir ilişki saptarken; yatırımlar ile reel döviz kurlarından sapılmasına yol açan müdahaleler arasında ters yönlü bir ilişki tespit etmiştir.

Özetle 1960 ve 70’li yıllarda yapılan çalışmalardan, ekonomik büyüme üzerinde olumlu etkisi olduğu yönünde sonuçlar çıkarken; 1980’li yıllarda ilişkinin yönünü sorgulayan çalışmalarda ise 1970’lerdeki çıkarımları çürüten bağımsız değişkenin büyüme, bağımlı değişkenin ise ihracat olduğu yönünde sonuçlar ortaya çıkmıştır.

Gelişmekte olan ülkelerde ekonomik kalkınmayı sınırlayan döviz darboğazının aşılmasını sağlayan ihracat; GÜ açısından da ekonomik büyümenin sürdürülmesi, istihdamın artırılması, dış rekabet, teknolojik yarış gibi  nedenlerle oldukça önemli bir nokta olmaktadır.

1.2. İHRACATIN DESTEKLENMESİ

Kimi çalışmalarında kanıtladığı üzere, ekonomik büyüme üzerinde olumlu bir etkiye sahip ihracat, varolduğu düşünülen bu olumlu etki nedeniyle kamu otoritelerince desteklenmiştir. Hızlı bir ekonomik gelişme ile toplumun refah seviyesinin yükseltilmesi; gelişmeyi konjonktür dalgalanmalarına rağmen devam ettirebilmesi, ekonomik gelişmenin dış kaynaklara bağlılık derecesinin azaltılması zorunluluğu, bazı teşvik tedbirlerini zorunlu kılmakta olup, bu tedbirler arasında ihracatın geliştirilmesi ön sırada gelmektedir.(Suer.M.Z, s.7)

İhracat desteği, ihraç edilecek bir malın üretim öncesinden başlayarak, üretiminde, pazarlanmasında ve nihai üreticiye ulaşıncaya kadar geçen dönemlerde, çeşitli önlemlerle özendirilmesidir. Bu çerçevede çeşitli kamu kurumları, banka ve sigorta kuruluşlarının yanı sıra fuar ve sergi düzenleyen, reklam desteği sağlayan, enformasyon temin eden kuruluşlar da ihracatı destekleyen kurumlar olarak nitelendirilir. (Varlık M.B, 1997, s.168)

Günümüzde kalkınma çabası içindeki ülkelerde ihracatın desteklenmesi özel bir önem taşır. Çünkü bu ülkelerin ihracatı arz esnekliği düşük hammaddeler ve tarımsal ürünlere dayandığından, kendi haline bırakıldığında ihracat istenilen düzeyde arttırılamaz ve çeşitlendirilemez. Bu durun ihracat gelirlerinin güvenilir bir kaynak olmasını engeller. Yukarıda bahsedildiği gibi ithalat için döviz gereklidir. Bu yapı ülkeleri iki yönlü bir baskı altına alır; hem ihracatı arttırabilmek ve çeşitlendirebilmek hem de ekonomik kalkınmada gerekli olan malların ithalatı için istikrarlı bir döviz kaynağı oluşturabilmek, ihracatı özendirebilmek ile mümkündür. (Tomanbay M. S.34) Avrupa Topluluğu devletleri kendi yatırımcı ve ihracatçılarına yaklaşık 1200 değişik teşvik tedbiri uygulamaktadır. İhracatın desteklenmesinde uygulanan başlıca tedbirler şunlardır.

a) Gümrük Tarifeleri ve Kotalar: Gümrük vergileri ve tarife dışı olan engeller olan kotalar, iç üretimi arttırmak ve piyasayı canlı tutmak amacıyla yürürlüğe konmakta, uygun bir zamanlama ve selektif yaklaşımla bu araçlar ülkelerin ihracat kapasitelerini   arttırma politikasında da yaralı sonuçlar vermektedir. (Süer M.Z. S.17)

b) İhracatta Prim Sistemi: Paranın aşırı değerlendiği, ithalat kısıtlamalarının ve gümrük vergilerinin mevcut olduğu bir ortamda uygulamaya konulmaktadır. İhracatçıyı teşvik ve himaye amacıyla ihracatçıya yapılan ödemeleri kapsayan primler üreticiye de sağlanabilir. Üreticiye sağlanan primler üretim artışını teşvik ederek fiyatları düşürmekte, bu fiyat avantajı ihracata yönelik mallara yansımaktadır.

c) İhracatta Vergi İadesi, Vergi İndirimi ve Muafiyeti: Bu teşvik ihraç ürünlerinin maliyetine giren vergilerin ihracatçıya iade edilmesini sağlayan vergi iadesi şeklinde uygulanarak; kısa vadede rekabet gücü sağlanması, uzun vadede işlenmiş ürünlerin ihracat içindeki payının arttırılması gibi sonuçlar elde edilmesine olanak sağlar. Devletler ihracatı özendirmek için ihracat gelirlerinde ve ihracata yönelik yeni yatırımlarda satış, üretim, gelir, kurumlar, gümrük vergileri gibi vergi,resim ve harçlardan muaf tutabilir veya bu vergilerden indirim sağlayabilirler

d) İhracatta Finansman Kolaylıkları: İhracatın geliştirilmesi ve teşviki amacıyla, ihracatçıya ucuz kredi imkanlarının sağlanması, ucuz girdi temini veya ihracat kredi sigortası uygulamaları bu çerçevede değerlendirilebilecek teşviklerdir. Bu kolaylıklar sayesinde ihracatçılar ihraç mallarının üretimlerindeki girdileri ya da ihraç edilecek malları ucuza mal edebilirler; ihracatlarını zamanında ve gecikmeden yapabilirler. (Tomanbay M. S.37-38)

e) Devlet Pazarlama Yardımları: Gelişmekte olan ülkelerde işletmelerin çok güçlü ve deneyimli firmalarla rekabet edebilecek ve pazardan pay kapabilecek büyüklükte olmaması ve üretim maliyetlerinin yüksekliği bu işletmelerin sorunlarla karşılaşmasına neden olur. Bu sorunların aşılması için bir çok ülkede yerli firmaların dış pazarlar hakkında bilgi toplama, araştırma yapma, bu pazarlarda fuarlar düzenleme ve eleman yetiştirme gibi faaliyetleri desteklenmektedir.

f) Döviz Kuru Politikası: Döviz kurunun düşük tutulması iç piyasayı daha cazip hale getirerek ithalatı arttırırken; ihracatı azaltır. Devalüasyon uygulamalarında somutlaşan ulusal paranın değerinin düşürülmesi ters bir etki yaratarak ithalatı düşürüp ihracatı arttırır. Ülkemizde 1980-89 arası dönemde yüksek döviz kuru yani TL’nin düşük olarak değerlemesi politikası önemli bir ihracatı destekleme politikası olmuş; ihracat gelirleri bu dönemde artmıştır.

1.3. İHRACAT TEŞVİKLERİNİN TARİHÇESİ

Genel olarak uluslararası ticarete devletin müdahale etmesi pazar ekonomisinin gelişim sürecinin başlangıcından bu yana yaygın olarak gündeme gelmiştir. Dış ticarete yönelik devlet müdahaleleri genellikle himayecilik biçiminde somutlaşmış ve bu yüzyılın başına kadar himayecilik imtiyaz almak ya da vermek şeklinde gelişmiştir (Varlık M.B 1997 s.168). Bunun en açık örneği Osmanlılarda kapitülasyon uygulamasının yaygınlığıdır.

XX. yy. başlarında geleneksel sistemin çözülmeye başlamasıyla birlikte dış ticarette uygulanan yöntemlerinde değiştirilmesi gündeme gelmiştir. Bu yeni yöntemlerin farklı noktası alıcının beklentilerine uygun şartların sunulmasıdır. Bu beklentilerin en önemlisi, şüphesiz vadeli satışlardır. Vadeli satışların finansmanı ve sağlanan finansmanın teminat altına alınması dış ticarette en önemli nokta olmuştur. Bu gelişmeye paralel olarak, devlet himayesi ihracat kredi sigortası ve garantisi sağlayan kurumların oluşturulmasında somutlaşmıştır. (Varlık M.B 1997 s.169)

İhracat kredi sigortası ve garanti sağlayan kurumların başlıcaları Almanya’da HERMES (1917), İngiltere’de ECGD (1919), Belçika’da OND (1921), Hollanda’da NCM (1925), 1929 ekonomik buhranının ardından İsviçre’de ERG (1934), ABD’de Us Eximbank (1934) ve İsveç’te EKN (1933)’dür. Avrupa’da gelişmiş bir bankacılık sisteminin varlığı bu kuruluşların ihracat kredi sigortası ve garantisi faaliyetlerini üstlenmelerine olanak sağlamıştır. US Eximbank’ın amacı ise Amerikan ihracatının finansmanı ve geliştirilmesi için sübvansiyonlu krediler sağlamaktır. (Seyidoğlu H. S.441)

II. Dünya Savaşından sonra AGÜ’in kalkınma ve savaş sonrası yapılanma sorunları devlet destekli finansmanı gündeme getirmiş ve bu tür kuruluşlar yaygınlık kazanmıştır. Bu kuruluşların sermayeleri devlete ait ya da ihracat sigortası ve garanti işlevleri devlet garantisi altında olup, bu ülkelerdeki sermaye yetersizliği ve finansal kesimin zayıflığı, II. Dünya Savaşı sonrası AGÜ’ de kurulan sigorta ve garanti kuruluşlarının finansman faaliyetlerini de üstlenmelerine yol açmıştır. Bu kuruluşlar Japonya’da Japan Eximbank (1950) G.Afrika Cumhuriyetinde CGIC (1956), İsrail’de IFTRIC (1957), Pakistan’da ECGS (1962), Hindistan’da ECGS (1964)’dir (Varlık M. B., s.170)

1.4. TÜRKİYE’DE İHRACAT TEŞVİKLERİNİN TARİHÇESİ

Türkiye ekonomisiyle ilgili tarihçe çalışmalarına Osmanlı’dan başlamak gerekmektedir. Osmanlı Devleti’nin ihracatı geliştirme adına bir dış politikasından bahsedilemez. Aksine ihracatı kısıtlayıcı önlemler aldığı bilinmektedir. Bunun temel nedeni ise iaşe sorununun öncelik taşımasıdır. Ancak dış borçların yaygınlık kazanması ve büyümesi üzerine geri ödeme sorunları ortaya çıkmıştır. Dış borçların geri ödenmesinde, işlenmiş tarım ürünlerinin ihracatından elde edilecek gelirlerin kullanılması amaçlanarak, teşvik uygulamasına gidilmiştir. Bu teşvik pamuğu işleyerek pamuk ipliği şeklinde ihraç edecek olanlardan gümrük resminin alınmaması uygulamasıdır. (Mollasalihoğlu Y.) Bu teşvik uygulaması ve diğer çalışmalar sonucu 1880-1914 arası dönemde ipek iplik ve kumaş ihracatı 5-6 kat artmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurulması sonrasında 1929 yılına kadar 01.09.1916 tarihli gümrük vergilerinin uygulanmasını içeren Lozan Antlaşması hükmü nedeniyle bağımsız bir dış ticaret politikası söz konusu olamamıştır. 1929 ekonomik buhranının yarattığı göreli bağımsız ortam ve Lozan hükümlerinin ortadan kalkmasının ardından korumacı ve müdahaleci bir dış ticaret rejimi uygulanmaya konulmuş; kendine yeterli bir ekonomik yapı yaratılması sürecinde, ihracat ekonomik hedefler arasında öncelik sıralamasında geride kalmıştır (Yağcı H. Ve Malkoç S. s.39). Ancak 1940 yılında üretimi devlet tekelinde olan malların ihracatında muamele vergisine istisna getiren 3848 sayılı kanun yürürlüğe girmiştir. İlk ihracat teşviği sayılabilecek bu kanun 1956 yılında yürürlükten kalmıştır. (Mollasalihoğlu Y.)

Türkiye’de ihracatın sistematik şekilde desteklenmesine yönelik ilk girişimler 1950-60 döneminde başlamıştır. (Varlık M.B., s.170) Bu çerçevede 1957 yılında kamu kuruluşu niteliğinde bir dış ticaret bankası ve Türk dış ticaret sigorta şirketi kurulması için bir kanun tasarısı hazırlanmış: 1958 yılında TTK’ nın sigorta ile ilgili hükümlerinde bazı değişiklikler yapılarak, ihracatın garantisi imkanı sağlanmıştır. Bu dönemde Avrupa’da geçerli olan modele benzeyen bir sistem düşünülmüştür.

1960-80 döneminin ilk yarısında ihracat özendirilmekten çok caydırılmıştır. (Yağcı H.ve Malkoç S. s.41) bütün kalkınma planlarında ihracatın teşvikine ancak bunlar kağıt üstünde kalmıştır. Bu dönemde İGEME kurulmuş (1960) ; 1979 yılında ise Başak Sigorta’ya ihracat kredi sigortası ifası için görev verilmiştir.(Varlık M.B, s.172) 1963 yılında 261 sayılı kanunla vergi iadesi uygulaması gündeme gelmiş, bu uygulama 01.01.1989 tarihinde hayali ihracat iddialarıyla ilgili olan yakın ilişkisi nedeniyle kaldırılmıştır.

İhracata dayalı büyüme modelinin uygulandığı, 1980 sonrası dönem ülkemizde ihracat teşviklerinin en yoğun ve sistemli olarak kullanıldığı dönem olmuştur. Bu dönemde uygulamada yer bulan başlıca teşvikler şunlardır.

a. Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu: 84/8860 kararname ile oluşturulan bu fon ile ihracat tutarları üzerinden prim ödemeleri yapılarak, ihracatın finansmanı amacıyla kullanılan kredilerin faiz yükünün azaltılması amaçlanmıştır.

b. Vergi, Resim, Harç İstisnası: 85/9353 sayılı karar ihracatla ilgili her türlü vergi, resim ve harç bağışıklığı sağlamaya yöneliktir.

c. Gümrük Muafiyetli İthalat: 85/2 ihracatı teşvik tebliği ile uygulanan bu teşvik ihraç ürünleri bünyesinde kullanılan hammaddelerin belirli oranda, ihracat taahhüdü karşılığında, gümrüksüz ithaline izin verilmesidir. Dahilde İşleme Rejimi bu sisteme dayanır.

d. İhracat Sayılan Satış ve Teslimler: Döviz kazandırıcı hüviyetteki yurtiçi satış ve teslimlerde 1984 yılından sonra vergi ödemesi yerine prim ödemesi yapılmasını içeren bir teşviktir. (Mollasalihoğlu Y.)

e. Dış Ticaret Sermaye Şirketleri (DTSŞ): 1980’den itibaren teşvik edilmiş; 1990’da ise KOBİ’ lerin ihracat amacıyla ortak şirket kurmaları amacıyla Sektörel Dış Ticaret Şirketleri (SDTŞ) teşvik edilmiştir.

f. 1987 yılında Türk Eximbank kurulmuştur.

g. 16.07.1994 tarihinde 22023 sayılı resmi gazetede yayınlanan “ İhracat ve Döviz Kazandırıcı Faaliyetleri Teşvik Kararı” yürürlüğe girmiştir.

1.5. 1996’DAN SONRA TÜRKİYE’DE İHRACAT TEŞVİKLERİ

1996 yılında Türkiye’nin AB ile gerçekleştirdiği Gümrük Birliğinin yürürlüğe girmesiyle birlikte teşvik mevzuatı da önemli değişikliklere uğramıştır. Bu değişiklikler AB’den ithal edilen ürünlerde gümrük vergisinin  kaldırılması ve üçüncü ülkelere karşı ortak gümrük tarifesi uygulamasıyla sınırlı kalmamış; ülkemizin AB ihracatçıları ile üçüncü ülke pazarlarında eşit rekabet koşullarına sahip olması, ucuz hammadde temini ile yerli sanayicilerin üretim maliyetlerinin azaltılması, ortak yatırım ve işbirliği imkanlarının geliştirilmesi amacıyla EFTA Ülkeleri (Norveç, İsviçre, İzlanda ve Lihtenstein) ve Doğu Avrupa Ülkeleri ile serbest ticaret antlaşmaları imzalanmıştır. Yapılan değişikliklerle AB’ye paralel bir gümrük mevzuatı kabul edilmiş, gümrük işlemlerini hızlandıracak düzenlemeler yapılmıştır.(Tüzmen K. S.12)

Mevzuat alanındaki değişiklikler kapsamında, 22023 sayılı RG’ de yayımlanarak yürürlüğe giren “İhracatı Teşvik Kararı” kaldırılarak 31.12.1995 tarih ve 95/7615 sayılı Dahilde İşleme Rejimi yürürlüğe girmiştir. İhracatı Teşvik Kararının 4. maddesi, bu karara bağlı olarak yürütülen “İhracatı Teşvik Tebliğinin” ise vergi, resim ve harç istisnasını kapsayan 14. maddesi ve İhracat Sayılan Satış ve Teslimler ile Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetleri” kapsayan 34. maddesi yürürlükte bırakılmıştır.(Tomanbay M, s.40) Bu çerçevede uluslararası normlara uygun “ahilde İşleme Rejimi ve Hariçte İşleme Rejimi”ile 01.06.1995 tarihinde yeni Devlet Yardımları uygulanmaya başlanmıştır. (Yağcı H ve Malkoç, S s.44) Ayrıca son yıllarda Mahsup Sistemi, İhracat İadesi gibi isimler altında vergi iadesine benzer uygulamalar münferit şekillerde uygulanmaktadır. (Mollasalihoğlu Y.) Türkiye’de ana hatlarıyla ihracata sağlanan teşvikler genel olarak dört grupta toplanabilir:

–          İhracatta Devlet Yardımları

–          Dahilde İşleme Rejimi

–          Eximbank Tarafından Uygulanan Kredi ve Programları

–          İhracatta KDV İstisnası (Delice G.,s-272)

1.6. 1980 SONRASINDA İHRACATA YÖNELİK ÖRGÜTLENME MODELLERİ

Gerek İhracata Yönelik Devlet Yardımlarının bir bölümü gerekse ihracatın finansmanı ile ilgili uygulamaların bir bölümü SDTŞ ve DTSŞ’ye yöneliktir.1980 sonrasında ihracata dayalı kalkınma stratejisinin bir parçası olarak, firmaların dış pazarlara açılmasını sağlamak, ihracata ivme kazandırmak, ülkenin dış ticarette ekonomik ve siyasi bütünlüğüyle orantılı bir paya ulaşmasını temin etmek amacıyla çeşitli teşvik ve desteklerle firmaların ihracat hedefi doğrultusunda örgütlenmenin teşviki politikasına başvurulmuştur. (2002-2023 Türkiye Dış Ticaret Stratejisi, www. tokay haber. com / dosyalar/ ihracat.html)

Japonya, G.Kore, Tayland, Brezilya ve ABD’de örnekleri bulunan “Genel Ticaret Şirketleri” modeli 18.07.1980 tarih ve 8/1173 sayılı “İhracatçı Sermaye Şirketlerinin Teşvik Kararı” ile uygulamaya sokulmuştur. 1984 tarihine kadar ihracatçı sermaye şirketi adı altında faaliyet gösteren bu kuruluşlar 26.12.1985 tarih ve 18970 sayılı RG’de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı ile Dış Ticaret Sermaye Şirketleri adını almıştır.

Bu tür örgütlenmeler büyüklükleri ve güçlü yapılarıyla, birden fazla ülkeye çok çeşitli mal ihraç etmeleri nedeniyle talepte ve döviz kurunda meydana gelecek dalgalanmalar sonucu ortaya çıkacak olumsuzlukları minimize ederler. İşlem hacmi büyük olan bu firmalar, enformasyondan taşımacılığa kadar önemli maliyet avantajları sağlayarak; ölçek ekonomilerinden yararlanmaktadırlar. Diğer bir avantajları ise sermaye sağlamada maliyet avantajı ve öncelik elde etmeleridir. 1980-91 döneminde DTSŞ’nin ihracat içindeki payları %40 olarak gerçekleşmiştir. ( DTM, 2002-2023 Türkiye’de…. )

Dış ticaretin önemli bir bölümü KOBİ’ler tarafından gerçekleştirilmektedir. Nitekim KOBİ’ler toplam ihracatın Hindistan’da %40, Japonya’da %38, ABD’de %32, Almanya’da %31’ini gerçekleştirmektedirler. Bu oranın OECD ortalaması %26, Asya ortalaması ise %35’tir. Ülkemizde toplam işletmelerin %98’ini oluşturan KOBİ’ler toplam ihracatın %8’ini gerçekleştirmektedir. (Delice G. s. 269)

1990’lı yıllara gelindiğinde ülke ekonomisinde ve istihdamında çok önemli bir yere sahip olan KOBİ’ lerin ihracata yönlendirilmesi amacıyla yeni örgütlenme modelleri oluşturulması gündeme gelmiş ve 14.021992 tarih ve 92/9 sayılı tebliğ ile bu kuruluşlar Çok Ortaklı Dış Ticaret Şirketleri adıyla (ÇODTŞ) örgütlenmeye çalışılmıştır. ÇODTŞ kurucuları aynı sektörde ve imalatçı-ihracatçı on kuruluşun birleşmesiyle oluşmaktadır. 1.000.000.000 öz sermayeye sahip olması gereken ÇODTŞ 92/2642 sayılı “İhracatın Geliştirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Karar” çerçevesinde rotatif kredi kullanımı, pazarlama kredisiyle; 92/12 sayılı “Yurtdışı Tanıtım ve Pazarlama Faaliyetlerine İlişkin Ek Tebliğ” çerçevesinde yurtdışı pazarlama büroları ve fuarları maddi olarak desteklenmiştir. Bu kuruluşların adı 94/5 sayılı kararla Sektörel Dış Ticaret şirketi (SDTŞ) olarak değiştirilmiş; ortak sayısı 20’ye, ödenmiş sermayesi 20 milyar TL’ye yükseltilmiş ve sadece ihracatçıların katılabileceği A.Ş olarak organize edilmiştir (Tomanbay M. s. 44).

İHRACATIN FİNANSMANINA İLİŞKİN ARAÇLAR

Gerek gelişmiş gerekse gelişmekte olan ülkelerde ihracatın artırılması, ekonomik politikalarının başta gelen amaçlarındandır. Özellikle iç maliyet oranları ithal girdilere bağımlılık, teknolojik gerilik gibi nedenlerle gelişmiş ülkelere nazaran çok yüksek olan AGÜ’in, kendi ürünlerine uluslar arası piyasalarda rekabet gücü kazandırmak için, ihracatı en azından bu maliyet farklılıklarını ortadan kaldıracak oranda çeşitli araçlarla desteklemeleri gerekir.(Delice G. , s.269) İhracatın geliştirilmesi amacıyla devlet yardımları, ihraç ürünlerine ucuz girdi sağlamaya yönelik teşviklerin yanı sıra ihracatçıya ucuz kredi imkanlarının sağlanması GÜ ve AGÜ’in tümünde değişik şekillerde uygulamaya konulmaktadır.

En genel tanımı ile ihracatın finansmanı; ihracatçının ve / veya ihracatçının sevkiyat yapacağı alıcının sevk öncesi ve/veya sevk sonrası dönemde kredi ve sigorta yöntemleriyle desteklenmesidir (2002-2023 Türkiye…). Dolayısıyla ihracatın finansmanı dendiğinde ihracat katma değeri tüm üretim,imalat faaliyetlerine fon sağlanmasıdır (Konukman A.,s,5). Dış ticaretin finansmanında yada özel olarak ihracatın finansmanında kullanılan araçların resmi kaynaklar ve özel finansman teknikleri şeklinde sınıflandırabiliriz (Seyidoğlu H., s. 428,440). Özel finansman teknikleri alacaklı hesap finansmanı, leasing, factoring, forfaiting, ticari poliçelerin iskonto edilmesi, banka kredileri olarak sıralanabilir. Resmi kaynaklar ise alıcı ve/veya satıcı kredisi şeklinde verilen hükümet kredileridir. Resmi kurumlar genellikle ihracatçıya satıştan önce finansman kolaylıkları sağlarken (prefinansman); özel kaynaklar satış sonrası kolaylıklar sağlamaktadırlar(Seyidoğlu H., s.440). bu çerçeveye bağlı ticaret yöntemlerini de eklemek gerekir. Bu işlemler ise takas, kliring, aktarma ticareti, geri satın alım, karşı satın alım ve dengeleme anlaşmaları (offset) ‘tir. Türkiye’de uygulanan başlıca ihracat finansman türleri;

–          İhracat kredileri

–          Factoring işlemleri

–          Forfaiting işlemleri

–          Karşılıklı ticaret

–          İhracat kredi sigortası’dır(Konukman A., s.18).

İhracatın finansmanında resmi destekli ihracat kredi kuruluşlarının temel amaçlarından birisi bankacılık sisteminin ihracatın daha fazla kredilendirilmesine yönelik olarak harekete geçirmektir. Bu amaç genellikle iki şekilde gerçekleştirilmeye çalışılır;

–          Kredilendirmeye ticari bankaların katılımını sağlamak

–          Ticari bankalar tarafından finanse edilen vadeli ihracat işlemlerinin, sigorta ve garanti edilmesi (2002-2023 Türkiye…)

Daha önce de belirtildiği üzere AGÜ de ihracatı finanse edecek bankacılık sistemi ve ekonomik sistemin zayıf olması nedeniyle faaliyetin devlet tarafından doğrudan kurulan yada sermayesi desteklenen kuruluşlar tarafından gerçekleştirilmeye çalışılması sonucunu vermiştir (Varlık B. , 1997, s.170)

Türkiye’de başlangıç aşamasında Batı Avrupa ülkelerinde görüldüğü üzere ihracatın garanti ve sigortasının resmi kuruluşlarca üstlenildiği; finansmanın ise bankacılık kesimine bırakıldığı bir model düşünülmüş (Varlık B. , 1997, s.171) , ancak kaynak yetersizliği nedeniyle bu modelin oluşturulmasında elde edilen başarı sınırlı düzeyde kalmıştır. (2002-2023 Türkiye…). Bu nedenle Türkiye’de ihracatın finansmanında Türk Eximbank’ın faaliyetlerini anlamak gerekir.

2.31 İhracatın Finansmanında Türk Eximbank

Türk Eximbank ihracata yönelik üretim yapan imalatçıları ve yurtdışında faaliyet gösteren girişimcileri kısa, orta-uzun vadeli nakdi, gayri nakdi kredi sigorta ve garanti programları ile desteklemektedir. (Delice G. , s.269)

2.3.1.1. Kuruluş ve Amaç

25 Mart 1987 tarihinde çıkarılan 3332 sayılı kanunun 2-4. maddeleri Bakanlar Kurulu’na Devlet Yatırım Bankası’nı (DYB), mal ve hizmetlerin ithalat ve ihracatı ile yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinin, dış yatırımların ve yurt içi yatırım malı imalat ve satışının kredilendirilmesi, finansmanı, desteklenmesi, sigorta ve garanti edilmesi konularında özel hukuk hükümlerine tabi bir AŞ şeklinde faaliyet göstermek üzere yeniden düzenleme yetkisi vermiştir. Bu düzenlemeye dayanarak KİT’lerin finansmanında faaliyet gösteren  (DYB), 21 ağustos 1987 tarihli RG’ de yayımlanan 87/11914 sayılı bakanlar kurulu kararıyla “Türkiye İhracat Kredi Bankası AŞ.” Adıyla yeniden düzenlenmiştir (Varlık B. , 1990, s.170).

Türk Eximbank’ın amacı; ihracatın geliştirilmesi, ihraç edilen mal ve hizmetlerin çeşitlendirilmesi, ihraç mallarına yeni pazarlar kazandırılması ihracatçıların uluslar arası ticarette paylarının arttırılması, girişimlerinde gerekli desteğin sağlanması, ihracatçılar ve yurt dışında faaliyet gösteren müteahhitler ve yatırımcılara uluslar arası piyasalarda rekabet gücü ve güvence sağlanması, yurt dışında yapılacak yatırımlar ile ihracat maksadına yönelik yatırım malları üretim ve satışının desteklenerek teşvik edilmesidir.

2.3.1.2  Türk Eximbank’ın Faaliyetleri

Türk Eximbank kendisine yüklenmiş olan görevleri yerine getirmek için kredi programları, ülke kredileri ve garantileri, ihracat kredi sigortası programları uygulamaktadır.Türk Eximbank’ın kredi programları kısa vadeli ve orta- uzun vadeli olmak üzere iki başlık altında incelenebilir.

Eximbank’ın kısa vadeli kredi programları doğrudan kullandırılanlar ve ticari bankalar aracılığıyla kullandırılanlar olmak üzere ikili bir ayrıma tabi tutulmaktadır. (Delice Güven). Ticari bankalar aracılığıyla kullandırılan kısa vadeli ihracat kredileri sevk öncesi TL ihracat kredisi (SÖİK TL), sevk öncesi döviz ihracat kredisi (SÖİK Döviz), sevk öncesi TL KOBİ ihracat kredisi (SÖİK KOBİ), sevk öncesi TL kalkınmada öncelikli yöreler ihracat kredisi’dir. Doğrudan Eximbank tarafından kullandırılanlar ise DTŞ KV ihracat kredisi, DTŞ KV döviz kredisi, performans döviz kredisi, performans TL kredisi, KV İhracat Alacakları İskonto Programı, Turizm Pazarlama Kredisidir.

Orta-uzun vadeli kredi ve sigorta programları ise yurtdışı mağazalar yatırım kredisi ve gemi inşa ve ihracatına yönelik teminat mektubu programı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. (Varlık B., 1997, s.174)İkinci uygulama bir garanti programıdır.

Türk Eximbank’ın internet sitesinde kredilerle ilgili yapılan sınıflandırmada ise vade ayrımına gidilmemiş ve krediler 4’e ayrılmıştır;

1-      Kısa Vadeli İhracat Kredileri

a)      Sevk Öncesi İhracat Kredileri (Tür:TL, Döviz, Kalkınmada öncelikli yöreler)

b)      DTŞ Kısa Vadeli İhracat Kredisi(Tür:TL, Döviz)

c)      İhracata Hazırlık Kredileri (Tür:TL, Döviz)

d)     KOBİ İhracata Hazırlık Kredileri (Tür:TL, Döviz)

2-      Özellikli Krediler

a)      Sevk Öncesi Reeskont kredisi

b)      KV İhracat Alacakları İskonto Programı

c)      Yurtdışı mağazalar yatırım kredisi

d)     Özellikli İhracat Kredisi

e)      Gemi İnşa ve İhracatı Finansmanı İhracat Kredisi

f)       Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetlerine Yönelik Teminat Mektubu Programı

3-      Döviz Kazandırıcı Hizmet Kapsamındaki Krediler

a)      Turizm Pazarlama Kredisi

b)      Uluslararası Nakliyat Pazarlama Kredisi (Tür: denizyolu ve karayolu)

c)      Döviz Kazandırıcı Hizmetler Kredisi

4-      İslam Kalkınma Bankası Kredileri

a)      İKB İhracat Finansmanı Fonu

b)      İhracata yönelik ithalat finansman kredisi (ITFO Line)

Bir başka çalışmada ise Turizm Pazarlama Kredisi, İKB orta vadeli ticaretin finansmanına ilişkin krediler, ülke kredi ve garanti programları özellikli krediler grubuna dahil edilmiş; krediler Sevk Öncesi İhracat Kredileri DTŞ kredileri, performans kredileri, özellikle kredi programları şeklinde 4 e ayrılmıştır. (Delice g.,273-274)

2.3.1.3 Eximbank Kredilerinin Kapsamı

            Her bir destek kendi sınıfı içinde açıklanacaktır.

2.3.1.3.1 Kısa Vadeli İhracat Kredileri

Sevk Öncesi İhracat Kredileri 1989 yılından beri uygulanmaktadır. Tüm firmalara yönelik olarak ticari bankalar aracılığıyla kullandırılan ve toplam kısa vadeli ihracat kredileri içerisinde %65-67’lik bir paya sahip olan Sevk Öncesi İhracat Kredilerinin vadesi 360 gündür firma ve aracı riski aracı banka tarafından üstlenildiğini kredinin geri ödenmesinde bir sorun yaşanmamaktadır.

Dış ticaret şirketleri kredileri ise kısa vadeli ihracat kredileri kapsamında sektörel dış ticaret şirketleri ve dış ticaret sermaye şirketlerine doğrudan Eximbank tarafından kullandırılan bir kredidir. Bu kredi de Sevk Öncesi İhracat Kredileri gibi TL ve döviz olarak verilebilmektedir. Bu kredinin kullandırılması DTSŞ ve SDTŞ’nin mallarını serbest dövizle kesin olarak ihracatını taahhüt etmeleri ile mümkün olmaktadır. Bu kredilerin  TL yada döviz olarak 180 gündür.

İhracata Hazırlık Kredileri de DTŞ  kredileri gibi doğrudan Eximbank tarafından kullandırılan kredilerdir. İHK’nin amacı ihracata yönelik mal üreten imalatı ve ihracatçıların uluslar arası piyasalardaki rekabet güçlerinin artırılması ve ihracat ve ihracat projelerinin ihracata hazırlık aşamasında desteklenmesi amaçlanmaktadır. TL ve döviz olarak kullandırılan bu kredinin vadesi 360 gündür.

KOBİ İHK ise 1-200 işçi çalıştırdığını SSK son 4 aylık bildirgesiyle belgeleyen arsa ve bina hariç mevcut sermaye tutarı son takvim yılı itibariyle net 2 milyon $’ı aşmayan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler ihracat taahhüdü karşılığında ve malları serbest dövizle ihraç edilmesi koşulu ile bu krediden yararlanabilmektedir. TL ve döviz şeklinde kullandırılabilen bu kredinin limiti 100.000 dolardır ana para ve faizin %50 si oranında banka teminat mektubu ve ana para’nın %30 oranında teminat senedi alınmaktadır.

2.3.1.3.2 Özellikli Krediler

Standart kredi ve garanti programlarının dışında kalan bunları tamamlayıcı nitelikteki özellikli kredilerin ilki Sevk Öncesi Reeskont kredisi’dir. Bu kredi imalatçı ihracatçı ve imalatçı-ihracatçı firmaların borçlu olarak düzenleyecekleri, Eximbank nezdinde KV teminat mektubu limiti olan bankalardan birinin avalini taşıyan ve vadesine en fazla 180 gün kalmış, bonolar iskonto edilir. Bu bonoların TCMB’na reeskontuna götürülmesi esas olmakla birlikte, TCMB tarafından uygun bulunmayanlar Eximbankça iskonto edilir. Bonoların amir banka sıfatıyla açılmış geri dönülemeyen akreditifli veya vesaik karşılığı ödemeye dayanan ihracat işlemlerine veya mal mukabili ödeme şekline dayanan ihracatı kapsaması gerekir. Bir firmanın KV İhracat Alacakları İskonto Programını da kapsayacak şekilde 5 trilyon TL’lik limiti bulunmaktadır. Ve iskonto oranı sigortasız işlemlerde LIBOR +0.75(120 güne kadar) , 150 güne kadar LIBOR+l.25, 180 güne kadar LIBOR+l.75 tir. İhracat işleminin sigortalı olması durumunda marjdan 0.5 puan indirmek gerekir.

TCMB’nin “Banka Kabullerine İlişkin Reeskont İşlemleri” çerçevesinde Eximbank’a tahsis edilen limitler dahilinde yürütülen KV İhracat Alacakları İskonto Programı ise ihracatçıların ülke riskinden arındırılmış olarak yeni ve hedef pazarlara yönelmeleri ve bu pazarlarda vadeli satış imkanları ile rekabet şanslarının artırılmasına yönelik kısa vadeli ve sevk sonrası bir finansman desteğidir. Bu çerçevede düzenlenecek bonoların kabul kredi ihracat işlemine veya geri dönülemeyen ihracat akreditiflerine dayanması gerekir. Bu programın vadesi de 180 gündür.

Bu programla Sevk Öncesi Reeskont kredisi arasındaki fark, TCMB’ce kabul edilen bu programa dahil edilen TCMB’ce kabul edilmeyen bonoların Eximbankça iskonto edilmesidir.

Bir diğer özellikli işlemse ihracatta kalıcı pazarlar edinilmesi ve net döviz girdisinin artırılmasını sağlamak amacıyla Türk firmalarının değişik pazarlarda Türk menşeli her türlü tüketim malı niteliğindeki ürünlerin doğrudan pazarlanması amacıyla her hangi bir ülkede değişik ürünlerin sergilendiği çeşitli bölümleri içeren satış mağazaları ile bir yada birden fazla firmanın bir araya gelerek kuracakları alış veriş merkezleri oluşturulmasına yönelik yatırım harcamalarını finanse edilmesine yönelik Yurtdışı Mağazalar Yatırım Kredisidir.

Her hangi bir kredi programına dahil edilemeyen ancak Eximbank tarafından kredilenmesi uygun bulunan mal ve hizmet projelerine orta vadeli finansman imkanı sağlanmasına olanak veren Özellikli İhracat Kredisi programı diğer bir özellikli kredidir. Bu program tarafından finanse edilecek ihracatın yarısını yerli katkı ihtiva eden ürün olması gerekir. Kredi limiti Eximbankça belirlenir ve FOB  ihracat tutarının %80’nini geçemez.

Gemi İnşa ve İhracatı Finansmanı İhracat Kredisi ise gemi inşa ve /veya ihraç edecek Türk firmalarının gemi inşa aşamasındaki finansman aşamasındaki finansman ihtiyaçlarının karşılanması, rekabet güçlerinin desteklenmesi, yurt dışındaki müşterileri ve kreditör kuruluşlar nezdindeki kredibilitelerinin artırılması hedeflenmektedir. Bu programdan yararlanmak için alıcı firma ile gemi inşa veya ihracına ilişkin bir kontrat bulunması gerekir. Kredi limiti gemi kontrat bedelinin% 85 ‘idir.

Özellikli kredilerin sonuncusu ise yurt dışı müteahhitlik hizmetlerine yönelik teminat mektubu programıdır. Müteahhitlik sektöründe faaliyet gösteren firmaların mevcut pazarlarda kalıcılığının sağlanmasının yanı sıra yeni pazarlar açılmasını sağlamak amacıyla yurt dışında üstlendikleri projelerin teminat mektubu ile desteklenmesini içeren bu programdan yararlanmak için Eximbank’ta limiti bulunan bir bankanın kontrgarantisi gerekmektedir. Bu çerçevede verilecek teminat mektubunun asgari limiti 25 milyon dolardır. Teminat mektubu ihale bedelinin %25’ini aşamaz.

2.3.1.3.3 Döviz Kazandırıcı Hizmet Kapsamındaki Krediler

Döviz kazancı hizmet kapsamındaki kredilerin ilki uluslar arası nakliyat pazarlama kredisidir. Karayolu ve Denizyolu Nakliyat Pazarlama Kredisi şeklinde ikiye ayrılan bu programdan limiti karayolu için 500.000 dolar ve deniz yolu için 1.000.000 dolarlık navlunu  aşmış olan firmalar yararlanabilir. Programın amacı taşama firmalarının rekabet gücünü artırarak ülkenin döviz gelirlerini artırılmasını sağlamaktadır.

Performansa dayalı olarak verilen bu kredinin üst limiti bir önceki navlun bedelinin %10 dur ve dönem içerisinde elde edilen navlun bedelini ve ülke riski karayolu için 500.000 dolar ve deniz yolu için 1.000.000 doları aşamaz. Kullandırılan krediler için faiz ve ana paranın %110 u kadar teminat istenir.

Bir başka döviz kazandırıcı faaliyet olan turizm alanında da Turizm Pazarlama Programı mevcuttur. Bu programda TL ve döviz olarak kullandırılmaktadır.

Türkiye’de yerleşik firmaların yurt dışında gerçekleştirecekleri döviz kazandırıcı hizmetlerle yurt dışına ihraç edilecek proje niteliğindeki yazılım, projelendirme danışmanlık gibi hizmetlerin finansmanına yönelik olarak Döviz Kazandırıcı Hizmetler Kredisi ise firmalara TL ve döviz cinsinden kullandırılabilmektedir. Krediye ilişkin koşullar Eximbankça belirlenir.

2.3.1.3.4 İslam Kalkınma Bankası Kredileri

İKB kaynaklı krediler Eximbank’ın Türkiye Milli Acentesi sıfatıyla kullandırdığı ithalat ve ihracat finansmanı amacıyla kullandırılan kredilerdir. Bu kredilerin amacı İslam ülkeleri arasındaki ticaret hacminin artırılmasıdır.

Bu çerçevede kullandırılan ihracat finansmanı programı kredileri bir alıcı kredisi olup İKT ye üye olan ülkelere yönelik ihracatın finansmanı temel olmak üzere diğer ülkelere yapılacak olan ihracatın finansmanını da kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Türk ihracatçıları İKT üyesi ülkelerdeki ithalatçılara yapacakları satışlara ilişkin olarak Türk Eximbank’a başvurmakta; Türk Eximbank başvuruyu İKB’na bildirmekte, olumlu cevap verilmesi halinde İKB ihracatın bedelini sevkiyat sonrası ihracatçıya ödemesidir.

Türk Eximbank’a İKB tarafından tahsis edilmiş  olan 9.049.866 Euro tutarındaki limit dahilinde İKT ve diğer ülkelerde ihraç konusu malların üretiminde girdi olarak kullanılan ara malı ve ham maddeler ile ihracata yönelik üretimin gerçekleştirilmesine yönelik yatırım malların ithalatına finansman desteği sağlanması mümkündür.

Kısa vadeli ihracat kredileri aşağıdaki tabloda toplulaştırılmış olarak gösterilmiştir.

2.3.1.4 Ülke Kredi/ Garanti Programları

Türk Eximbank 1989 yılından bu yana ülke (alıcı) kredileri de uygulanmaktadır. Orta-uzun vadeli olan bu programlar ile bir yandan ihracatçıların vadeli olarak mal satmasına, bir yandan da yurt dışında faaliyet gösteren müteahhitlerin çeşitli ülkelerde iş üstlenebilmesine olanak sağlamaktadır. Tarihsel süreç incelendiğinde Türk Eximbank ülke kredilerinin SSCB/Rusya federasyonu ve doğu Avrupa ile orta Batı Asya olmak üzere iki coğrafi bölgede yoğunlaştığını, diğer taraftan önce mal ihracatının desteklenmesine, ardından da proje finansmanına yönelik olarak geliş ve gösterdiği anlaşılmaktadır. (varlık, 1997,s.175)

Bu kredi /garantilerin verilmesindeki amaç, Türkiye’nin dış politikası ve ekonomik hedefleri çerçevesinde önem arz eden ülkelerle kalıcı ve uzun süreli ilişkilerin tesis edilebilmesini sağlamaktır.

Bu krediden yararlanabilmek için Türk Eximbank’ın kredi/garanti limiti uygun ülkelerde, borçlu hükümet tarafından tayin edilen, muhatap bankalar veya resmi kurum veya kuruluşların, Türk Eximbank’a yazılı başvuruda bulunması gerekir. Bu başvuruda bağımsız müşavirlerce onaylanmış bir yapılabilirlik etüdünün de bulunması gerekir. Türk Eximbank başvurunun ardından Türk yüklenici tarafından üstlenilmiş projeyi uygun bulursa, projeyi nakdi olarak doğrudan finanse etme yolunu seçebileceği gibi; projeyi fonlayacak uluslararası kredi kuruluşları ya da ticari bankalara kredinin geri ödenme riskine karşı, garanti vermek suretiyle gayri nakdi destek sağlayabilir.

2.3.1.5 İhracat Kredi Sigortası

Türk Eximbank’ın başlıca faaliyet konularından biri olan sigorta programı ihracatçılarımızın ihracatlarının karşılığında alacakları ticari ve politik risklere karşı belirli limitler dahilinde, teminat altına alınmaktadır. Sigorta poliçelerinin teminat olarak gösterilmesi halinde, finansman kuruluşlarında ihracat kredisi temin etmek kolaylaşmaktadır.

2.3.1.5.1 Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası Programı

KV ihracat kredi sigortası programı ile ihracatçıları Türk Eximbank tarafından, sigorta kapsamına alınmış 170’den fazla ülkedeki alıcılara yönelik olarak gerçekleştirilen sevkıyat , fiili ihraç tarihinden itibaren 360 gün vade ile ticari ve politik risklere karşı sigortalanmaktadır. Bu program kapsamında sigorta edilen sevkıyatlardan doğacak zararın %90’ı tazmin edilebilmektedir.

Programa dahil ülkeler 7 risk grubuna ayrılmış olup; sigorta prim oranı sevkıyatın yapılacağı ülkenin bulunduğu gruba göre %0.19-4 arasında değişmektedir.

Bu programa dahil olan alacaklar Eximbank tarafından Kısa vadeli ihracat alacaklarını iskonto programı ya da İş Bankası ve Akbank aracılığıyla sevk sonrası ihracat alacaklarını iskonto programı çerçevesinde sigorta teminatı altında, vadeli akreditif, senede bağlı kabul kredili işlemlerden doğan alacakların iskontosu yapılabilmektedir.

2.3.1.5.2 Orta-Uzun Vadeli İhracat Kredi Sigortası

Bu program 3 alt programdan oluşmaktadır.

2.3.1.5.2.1 Spesifik İhracat Kredi Sigortası

Bu uygulamanın amacı, ihracatçıların tek bir satış sözleşmesine bağlı olarak 5 yıla kadar vadeli ödeme koşuluyla yapacakları  sermaye malı ihracından doğan alacaklarını  sevk öncesi ve sevk  sonrası dönemlerde ticari ve politik  risklere karşı  teminat  altına almak ve teminat altına alınan ihracat işlemi ile ilgili olarak ticari bankalardan  finansman teminine imkan sağlamaktır.  Motorlu taşıt araçları, gemiler, tarım ve madencilik araç ve gereçleri, haberleşme araçları, inşaat makineleri, kompresörler, torna tezgahları vb.  sermaye  ve yarı  sermaye malı niteliğindeki  ürünlerin ihracatını kapsamaktadır.

Spesifik  İhracat  Kredi Sigortası kapsamında sigortalanacak 2 yıl ve daha uzun vadeli ihracat işlemlerinde sözleşme bedelinin en az % 15’inin malın teslimine kadar ihracatçıya ödenmiş olması gerekmektedir.  Prim oranı, alıcının türüne, alıcının bulunduğu ülkenin risk derecesine, malın teslim süresi ve ödeme vadesine göre  belirlenir.  Doğacak zarar, sözleşme bedelinin  % 85’inin azami  % 90’ına kadar tazmin edilmektedir.

2.3.1.5.2.2 Spesifik İhracat Kredi Sigortası Sevk Sonrası Politik Risk Programı

Bu programın amacı ihracatçıların tek bir satış sözleşmesine bağlı olarak 5 yıla kadar vadeli ödeme koşuluyla yapacakları ihracatlarından doğacak alacaklarının, sevk sonrası dönemde ortaya çıkacak politik risklere karşı teminat altına alınmasıdır. Sevk Sonrası Politik Risk Poliçesi genellikle orta vadeli ödeme koşuluyla satılan, yerli katkı oranının (fiziki katkı veya katma değer) en az % 60 olduğu hususu, Türk Eximbank tarafından verilecek form çerçevesinde ve ilgili Sanayi ve/veya Ticaret Odası tarafından hazırlanıp onaylanan ekspertiz raporu ile belgelenmiş olan; motorlu taşıt araçları, tarım ve madencilik araç ve gereçleri, haberleşme araçları ve dayanıklı tüketim malları gibi sermaye ve yarı sermaye malı niteliğindeki ürünlerin ihracatını kapsamaktadır.

Sigorta kapsamına alınan işlemle ilgili olarak ticari bankaların Poliçe’yi yeterli bir teminat olarak görmesi halinde, ihracatçı Poliçe’den kaynaklanacak tazminat alacağını ticari bankaya temlik ederek finansman imkanı yaratabilir. Bu program kapsamında sigortalanacak 2 yıl ve daha uzun vadeli ihracat işlemlerinin en az % 15’inin malın teslimine kadar ihracatçıya ödenmiş olması gerekmektedir. Prim tutarları sigorta kapsamına alınan ihracat işleminin vadesine ve alıcının ülkesinin risk durumuna bakılarak işlem bazında belirlenir. Doğacak zarar, sözleşme bedelinin % 85’inin azami % 90’ına kadar tazmin edilmektedir.


2.3.1.5.2.3 Spesifik İhracat Kredi Sigortası Sevk Sonrası Kapsamlı Risk Programı

Spesifik İhracat Kredi Sigortası Sevk Sonrası Kapsamlı Risk Programı, Spesifik İhracat Kredi Sigortası Sevk Sonrası Politik Risk Programı ile sağlanan desteğin daha da genişletilerek ticari risklerin de sigorta teminatı altına alındığı bir programdır. Bunun yanı sıra, söz konusu işlemler kapsamındaki ihracat bedeli vadeli alacakların, ticari bankalar tarafından iskonto edilmek suretiyle finanse edilmesini teminen ticari bankalar lehine garanti mektubu da verilmektedir.

2.3.2 Türk Eximbank Kredileri Hakkında Kısa Bir Değerlendirme

Daha önce gösterilmiş olan Orta-Uzun Vadeli Ülke Kredi/Garanti Programı KV ihracat kredilerinin bir yüzdesi olarak alındığında, kredi alanında KV ihracat kredilerinin mutlak bir üstünlüğü ortaya çıkmaktadır. Bu oran 1991’de %30, 1992’de %3, 1993’de %13, 1994’de %13, 1995’de %3, 1996’da %3, 1997’de %4, 1998’de %4, 1999’de %6, 2000’de %2, 2001’de %1 ve 2002’de %1’dir. 2001 ve 2002 yılında Orta-Uzun Vadeli Ülke Kredi/Garanti Programından neredeyse vazgeçilmiştir. Orta-Uzun Vadeli Ülke Kredi/Garanti Programına tahsis edilen kaynaklar dönem boyunca çok istikrarsız bir seyir izlerken; KV ihracat kredileri kapsamında kullandırılan krediler sürekli olarak artma eğilimindedir ve 2000n yılı dikkate alındığında 1991 yılından itibaren yıllık bileşik artış hızı %10’dur. Aynı olgu sigorta  faaliyetlerinde de görülmektedir. Kısa vadeli sigortalama faaliyeti orta-uzun vadeli sigorta faaliyetinden mutlak olarak fazladır ve dönem boyunca bu eğilim hakimdir.

Türk Eximbank’ın KV ihracat kredilerinde yoğunlaşmış olduğu gerçeğini. Tablo da doğrular niteliktedir. Türk Eximbank’ın ihracatın finansmanındaki rolünü kabataslak  da olsa sergileyen tablo; finansmanın ağırlıklı kısmını oluşturan KV faaliyetlere göre düzenlenmiştir. Türk Eximbank 1997-2000 döneminde ihracatın %11-13’lük kısmını KV İhracat Kredileri finanse ederken; %11’lik kısmını KV ihracat kredi sigortası faaliyeti ile finanse etmiştir. 2001-2002 yıllarında ise gerek ihracatın artması gerekse ihracatın finansmanına ayrılan kısa vadeli kaynakların azalması nedeniyle  sırasıyla,KV ihracat kredisi ile ihracatın %9’u  ve %6’sı ve  KV ihracat kredi sigortası kapsamında yine sırasıyla %9 ve %8’i finanse edilmiştir. Dolayısıyla toplam kısa vadeli finansman 2001 yılında %18 ve 2002 yılında %15 düzeyinde gerçekleşmiştir.

KAYNAKLAR

AKKUZUGİL, Yüksel ve DEMİR, Musa, “İhracata Yönelik Devlet Yardımlarının Analizi ve Değerlendirilmesi”, www.dtm.gov.tr%2Fead%2FDTDERGI%2FOCAK2003%2Fdevletyard.htm, 01.06.2004

DELİCE, Güven,”KOBİ’lerin İhracata Yönlendirilmesinde Finansman Destekleri: Türk Eximbank Üzerine Bir Uygulama”, www.kobinet.org.tr/bilgibankasi/ekonomi/012.html., 11.03.2004

DEMİR, Musa, Dış Ticaret İşlemleri ve Muhasebesi, Detay yay., Ankara, 2002, 203 s.

DTM, “2002-2023 Türkiye’nin Dış Ticaret Stratejisi”, www.tokayhaber.com.tr/dis_ticaret_müstesarligi.htm., 06.04.2004

GÜBE, Yalçın, “İktisadi Büyüme ve İhracat Performansı”, Hazine Dergisi, Sayı:6 (Nisan 1997), ss.17-26.

KONUKMAN, Aziz, “Dış Ticaretin Finansmanı ve Türkiye’deki Uygulama”, Durum Dergisi, Mayıs-Haziran 1990, ss.6-21

MOLLASALİHOĞLU, Yavuz,” İhracat Teşvikleri”, www.dtm.gov.tr%2Fead%2FDTDERGI%2FNİSAN1999/ihracattes.htm, 01.06.2004

SEYİDOĞLU, Halil, Uluslararası Finans, 4. B., Güzem Can yay., Ankara, 2001, 203 s.

SUER, M. Ziya, İhracat Teşvikleri ve En Son Şekliyle İhracata Yönelik Devlet Yardımları, Maliye ve Hesap Uzmanları Derneği yay., 1998, 128 s.

TOMANBAY, Mehmet, Dış Ticaret Rejimi ve İhracatın Finansmanı, 3. B., Hatipoğlu yay., Ankara, 2001, 203 s.

TÜZMEN, Kürşat,”Küreselleşme ve Dış Ticaretimiz”, Dış Ticarette Durum Dergisi, No:44 (Nisan 2000), s.11-16.

VARLIK, Bülent,”Dış Ticaretin Finansmanında Türk Eximbank”, Ekonomide Durum Dergisi, No:3-4 (1997), s.168-176.

YAĞCI, Hamiyet ve MALKOÇ, Savaş,”Türk Dış Ticaretinin Gelişimi”, İGEME Dergisi, Sayı:7 (Temmuz-Eylül 1997), s.17-26

YILDIRIM, Öznur,”İhracata Yönelik Devlet Yardımları”, Vergi Sorunları Dergisi, Sayı:141 (Haziran 2000), s.19-34.

www.kobinet.org.tr

www.turkeximbank.gov.tr

About Ed.

İktisat Yazıları Blog'u adına anonim editörü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir